
Anaarı kutusu gene üç yöne çalışacak ama bu sefer, her gözde 4 çıta var, son baharda tüm kutular 12 çıtalık metroya dönüşecek. Deneme yanılma yöntemiyle en son tüm olusuzlukları düşünerek geldigim nokto bu.
Arıcılık bilgi,arıcılık eğitim videoları, ana arı üretim teknikleri,karniol arısı,arıcılık filimleri,arıi,bal,polen,arı sütü, arı bakanı,koloni kontrolü,bal hasadı videoları.
Balkondaki saf karniyola getirdiğim kapalı yavrulu çıtayı sardıgım gazeteden çıkardığımda, işçi arılardan birisi kendisini yatagından dünyaya atmaya çalışırken görmüşüm ve filimleyip karşıladım::))
Damızlık anaarıların gücünün ekonomik kullanılması için, en ideal yöntemlerden birisi bana göre metro kovanlarda tutmakmış. Bunu ben balkona koydugum saf karniyolların birinde yaşıyorum. Yaklaşık 3-4 çıtaya vermiştim. Bir türlü gelişemedi ve ben bir iki sefer anaarı üretimi yaptıgımız yerdeki metrolardan kapalı yavru takviyesi yaptım. Metronun 3 çıta arısı bir çıta arıya denk geliyor. Bendeki metro yaklaşık 8-9 çıta ve ancak taş çatlasa normal boyuttaki 3 çıta arı yapmakta.Metro kovandaki ufak çıta sayısı çok olunca saf karniyol baştan başa dolaşıp durmaktan başka işide yok. Dolayısı ilede saf karniyolları fazla yumurtlatmıyoruz.
Bu resim ve filimleri,12/10/09 da yüklemişim. Bu gün ise 21/10/2009 dün itibariyle balkondaki kutudaki karniyok F1 anaarı kontrolünde yumurta attıgı görüldü. İki ayı geçkindir anasızdı ve inşallah sorun bitti, birde yavruyu kapatırsa işlem bitecek, bazen yumurta attı dedigimiz analar erkek yumurtası atabiliyor, anaarının sorunsuz oldugunu anlamanın yolu ise yavru kapatmasıdır.
Kovanların sıkıştırılmasının önemi bazılarının kovan kayıplarını görünce dahada önemli duruma çıkıyor. Bu arılıkta sıkıştırılma yapılmamış biz arılıga gitmeden bekir dediki 25 kovan sondü, arılıga vardığımızda 10 kovanın daha yağmalandığını gördüm ve sönem kovan sayısı 35 şe çıktı. Kalan sayı ise şimdilik 50 filan bakalım bu kalanladardan ne kadar fire verilecek. Bekir Gültekin 'in üç yerde arıları var, kışa bu civarda toplayacakmış. Bundugumuz yerdede hiç arı yok, bu durumda bile sıkışltırma yapılmadıgı için 20 kovan bile birbirini yağmalamış ve kovanlar bal dolu oldugu halde.
Bundan sonraki kovan kayıplarının sebebleri arasına çıtaların bloke olmasınıda ekleyebilecegiz ve eklenmelide. Bununla ilgili elimdeki bilgileri tam olarak paylaşmadım, birileri biraz daha sebebler bulsun bakalım. Gerçekleri saklamak kimsenin işine yaramayacaktır.
Arılarının en çoguda bu arılıkta. Yanlız burası ve birazdan çalışacağımız yer yüksek gerilime çok yakın.
Kendisi yüksek gerilimin arılara olan zararından habersizmiş, koskoca köyde iki yeri arılık seçiyor, ikiside yüksek gerilime denk gelmiş. İlk arılığıda tepenin başı bir yer uzaktan gösterdi yanına gidemedik. Denizli köyünün yerlisi kendisi.
Arıların sehpalanması için, uzun boruları boş katlara koyarak iş halledilmiş. Basit ama çok güzel ve en az masraflı, tabiki romanların gözü görmesin boruları.
Filimi uzun sürdüğü için yarıda kesip tekrar çektim, yoksa yüklemelerde sorun çıkabiliyor.
Filim çekerkende bazı espiriler vardı, arıları sıkıştırmaya ilk ben başladım ve taze hacı dediki bu arılar terlemezmi.::)
Dedimki arılara o kadar gazete okutmuşun bunlar cahil degil. Terlemezler ayrıca kendilerini geliştirmek için geçte kalmamışlar::))
Buranın köylerinde bazı deyimler var bunlardan biriside "hapır"dır. Yani arı fişek veya zıpır gibi çalışacak yerine , bir dahaki geldiğimizde hapır hapır çalışacaklarmı dedi. Yaptıklarımızn sonucunu çok kısa sürede görecegiz, ben merak etmiyorum ama taze hacı merakta.
Bu filimde yukardaki flimden 14 gün sonra aynı kovandan yapılan çekimdir. Bu filimi ben çalışırken İlhami Uyar abi çekti.
22 Kasım 2009 pazar günü bu filim çekildi. Bu arılar salkıma iyice meyletmişler, arılar uçsada bu kovanda açık ve kapalı yavru yok. Başka kovanlarda bir iki çıtada azda olsa yavru devam ediyor.
Çalışan birisi olarak sonuç bu. Arılarımız daha yakında olsaydı ve daha çok zamanımız ayırabilsem arılarımız biraz daha gelişebilirdi. İlk filimi hatırlarsanız kovan bloke olmaya başladıgında yakalamıştım. Daha erken yakalamış olsaydık bir çıta daha fazla yavru attırma imkanımız olurdu. Ben aralara çıta girmeme rağmen ikinci filimde görüldüğü gibi yavru yapsın dedigimiz çıtaya anaarı yetişene kadar bal konulmuştu.
Kovanın şu anki durumunu 8 çıtaya düşürdüm ve bu şekil kışa girecek.
Sonuç bölümüne bir şeyler yazılacak ise kovanlarımızı ve iklimi iyi takip etmek gerekiyor, başı boş saldım çayıra mevlam kayıra döneminde arınız sönmesede istenilen düzeye çıkamıyor yada istediğiniz düzeyde tutamıyorsunuz. İnşallah bu seri filimlerden kendisine pay çıkaranlar olur.
İlk filimle son filim arasında geçen süre 42 gündür, bu iki süre arasında tam iki posta yavru çıkacak süre vardır, çok acayip tesadüfler oldu filimin başıyla sonu arasında. Filmin başıyla sonu arasında bunlarıda düşünmek gerekiyor.Yani 14 gün arayla gidebilmişim ormandaki arılarıma, her gidişimdede filimlemişim..
Bir kovana orada bulunan bez türü gibi bir şeylen mudahale edebildim, delikli olan yerinede gazete örttüm. Gebzeye geldiğimde ilçe tarımı arayıp, yakından çektiğim bir kovan barkot plakasının kime ait oldugunu sordum, 10 dakika içinde İl tarımı arayıp kişinin adı ve soy adı tarafıma bildirildi, yarına köyden birisiymiş görüşüp bu olumsuzlukları giderecegiz inşallah.
Filimin birisinde bir iç çekmişim, şimdi hangisinde bilemiyorumda her sene bu güzelim nektarlar bizlerin hatasından heba olur gider. İnşallah hatalarımızı bulup son baharda güçlüğ kovanlarımız olursa iki sagım bile yapılabilir. Bir düşünün bu kadar çiçek var arı yok, bu durum beni derinden üzüyor. Ben tüm paylaşımlarımda hatalarımıda yazarım, maksadımsa hataların tekrar edilmemesi için ve bir başkası bu durumlara düşmemesi. İki adet iğne yidikten sonra arıların içinden vınlamışım.
Bakım yaparken son durumu herkesin görmesini istedim ve yanlızım, filimi çekerken bazen makinamız başka yerleri çekmiş. İkinci filim çekmiştim o filim daha güzel olmuş. Filim çektiğim kovanları içini görmeden filimledim. Arılıkta 8-10 çıtaya basan kovanlarımda var, fakat ortalama yavru faliyeti 3 ila 5 çıtada vardı. Osman Ünal'da bu gün ormandaydı kendisi ben 7 çıtada yavrulu çıta saydım dedi. Burada şunuda belirteyim, kışa girmeden sönen kovanlar kafkas diye tahmin etmekteyim, çünkü kafkasların yavru durumu çok düşük. Bunu defalarca yazdım, her dönem kafkasa destek olunmazsa baharı bırakım bu bölgede kışı görmeden giderler.